GÜNDEM Psikiyatri

Muayenehane

Selanik 2 Caddesi Karadeniz Han 64/14 Kızılay Ankara, Tel: (0312) 418 14 06 ve 418 14 86   GSM:(0533) 432 35 46

[Randevu, adres için kroki, çalışma saatleri ve diğer bilgiler için tıklayınız]

Hastane

GATA Psikiyatri AD Öğretim üyesi Ankara, Tel: (0312) 304 45 01 

Sorularınız için: ozcan.uzun@yahoo.com veya  ozcanuzun@gmail.com

 

 

AİLE İÇİ (EVLİLİK) ÇATIŞMALAR
 
 

İletişimde

herkesin karşısından beklediği tutumlar vardır. Bibring'e göre, herkes sevilen-iyi biri olmak, güçlü ve sayılan biri olmak, beğenilen ve onaylanan biri olmak ister. Aile içi çatışmalar genellikle  bu idealler ile gerçekler arasında gerilimden kaynaklanır. Kişinin, bu ölçütlere ulaşamayacağının farkında olması, kişinin kendisini güçsüz ve çaresiz hissetmesine neden olur. 

 

Ailede birçok nedene dayalı olarak sorunlar yaşanabilir. Evliliklerde sorun olması eşlerin "kötü, geçimsiz" olduğu anlamına gelmez. Evlilik eşlerin "iyi" olmasına değil "anlaşabilmesi" üzerinde yürür. Anlaşmanın da temeli sağlıklı iletişime dayanır. Ayrıca, çoğu kez eşlerden birisinde kaygı (anksiyete) bozukluğu, depresyon gibi yakınmaların olması iletişimi bozan bir etken olabilir.

 

İletişimde herkesin karşısından beklediği tutumlar vardır. Bibring'e göre, herkes sevilen-iyi biri olmak, güçlü ve sayılan biri olmak, beğenilen ve onaylanan biri olmak ister. Aile içi çatışma bu idealler ile gerçekler arasında gerilimden kaynaklanır. Kişinin, bu ölçütlere ulaşamayacağının farkında olması, kişinin kendisini güçsüz ve çaresiz hissetmesine neden olur. 

Kişinin karşısındakinin beklentilerine (sevgi, saygı, beğenilme, onaylanma) cevap verememesi veya bunları karşısındakinden alamaması; yani iletişimin sağlıklı olmaması çatışmayı doğurur.

 

İletişim hatalarına örnekler

"Şöyle yap, böyle yapma..."

"Bu şekilde hareket etmemelisin..."

"Yoruluyorum diye yakınacağına geceleri erken yat..."

gibi öğüt verici cümleler konuşan kişide direnç, isyan yaratabilir, konuşan kişiyi savunmaya itebilir. Genellikle öğüt, ahlak dersi vermek, direk önerilerde bulunmak, size sorununu açan kişide baskı veya suçluluk duyguları uyandırarak, iletişimin kesilmesine veya yön değiştirmesine neden olabilir.

 

"Sen zaten hep kolaya kaçarsın..."

"Bebek gibi davranıyorsun..."

"Şikayetten başka bir şey bilmezsin zaten..."

"Hiçbir fedakarlığa katlanmak istemiyorsun..."

Genellikle yargılama ve eleştirme tepkileri ile karşılaşan kişiler, kendilerini anlaşılmamış, itilmiş, haksızlığa uğramış, daha çaresiz hissederler. Bunun sonucunda iletişimi keser ya da öfkeyle karşılık verebilirler.

 

"Neden?...Sen ona ne yaptın?...O sana ne dedi?..."

Genellikle soru, inceleme, nedenini arama gibi yaklaşımların içinde önyargı, eleştiri veya zorunlu çözüm bulunur, ayrıca konuşma sorulara cevap vermeye takılarak, yön değiştirip asıl konudan uzaklaşabilir. Sorularla yürüyen iletişimde, genellikle soru soranın nereye varmak istediği konuşan kişi tarafından anlaşılamadığından, konuşan endişeye kapılabilir veya savunmaya geçebilir.