|

▒
ANKSİYETE BOZUKLUĞU
Başlıca özelliği
hemen her gün ortaya çıkan,
birçok olay ya da etkinlik hakkında aşırı kaygı, endişe içinde olmaktır.
Kişi gerilimini ve kaygısını kontrol etmekte zorlanır. Bu kaygı durumuna
huzursuzluk, kolay yorulma, düşüncelerini yoğunlaştırmada güçlük çekme,
kaslarda gerginlik hissi ve uyku bozukluğu
belirtileri eşlik etmektedir.
Ortaya çıkan başlıca
endişeler
Bu kişiler işlerinde
ortaya çıkabilecek sorumluluklar, parasal sorunlar, aile bireylerinin
sağlıkları, çocuklarının başına gelebilecek kazalar ya da diğer küçük
konular (günlük ev isleri, arabanın onarımı ya da randevularına geç kalma
gibi) gibi sıradan olaylar hakkında çoğu zaman endişelenirler. Endişelerinin
konuları
zaman içinde
değişebilmektedir.
Tanı
A. En az 6 ay süreyle
hemen her gün ortaya çıkan, birçok olay ya da etkinlik hakkında (işte ya da okulda başarı gibi)
aşırı anksiyete ve üzüntü (endişeli
beklentiler) duyma.
B. Kişi, üzüntüsünü kontrol etmeyi zor bulur.
C. Anksiyete ve üzüntü, aşağıdaki altı
belirtiden üçüne (ya da daha fazlasına) eşlik eder (son 6 ay boyunca hemen
her zaman en azından bazı belirtiler bulunur). Not:Çocuklarda sadece bir
maddenin bulunması yeterlidir . (1) huzursuzluk, aşırı heyecan duyma ya da endişe (2) kolay yorulma (3) düşüncelerini yoğunlaştırmada zorluk çekme ya da zihnin durmuş gibi
olması (4) irritabilite (5) kas gerginliği (6) uyku bozukluğu (uykuya dalmakta ya da sürdürmekte güçlük çekme ya da
huzursuz ve dinlendirmeyen uyku) D. Anksiyete ve üzüntü odağı bir Eksen 1 bozukluğunun özellikleri ile
sınırlı değildir; Panik atağı olacağı (Panik bozukluğunda olduğu gibi),
genel bir yerde utanç duyacağı (Sosyal fobide olduğu gibi), hastalık
bulaşmış olma (Obsesif-kompulsif bozuklukta olduğu gibi), evden ya da yakın
akrabalarından uzak kalma (Ayrılma anksiyetesi bozukluğunda olduğu gibi),
kilo alma (Anoreksiya nervozada olduğu gibi), birçok fizik yakınmanın olması (Somatizasyon bozukluğunda olduğu gibi) ya da ciddi bir hastalığının olması
(Hipokondriazisde olduğu gibi) ile ilgili değildir ve anksiyete ve üzüntü
sadece Posttravmatik stres bozukluğu sırasında ortaya çıkmamaktadır . E. Anksiyete, üzüntü ya da fizik yakınmalar klinik açıdan belirgin bir
strese ya da toplumsal, mesleki alanlarda ya da işlevselliğin önemli diğer
alanlarında bozulmaya neden olur . F. Bu bozukluk bir maddenin (öm. kötüyekullanılabilen bir ilaç, tedavi için
kullanılan bir ilaç) ya da genel tıbbi bir durumun (örn. hipertiroidizm)
doğrudan fizyolojik etkilerine bağlı değildir ve sadece bir Duygudurum
bozukluğu, Psikotik bozukluk ya da Yaygın gelişimsel bozukluk sırasında
ortaya çıkmamaktadır.
Eşlik eden diğer belirtiler
Kas gerginliğine bağlı olarak titreme, seğirme kendini sarsak hissetme,
kaslarda ağrı olabilir. Çoğu kişinin çeşitli vücutsal şikayetleri vardır.
Bunlar arasında soğuk, nemli eller, terleme, mide-bağırsak yakınmaları (ağız
kuruluğu, aşırı geğirme hissi, bulantı ya da ishal, yutma güçlüğü), solunuma
ait yakınmalar (nefes alma güçlüğü, hızlı nefes alma, boğazda bir yumru
hissi, nefesin yetmediği hissi gibi), idrar yolları ve cinsel sistem ile
ilgili yakınmalar (idrara gitmede artış, kadınlarda adet bozuklukları ve
cinsel isteksizlik, erkeklerde sertleşme ve boşalma sorunları gibi cinsel
işlev bozuklukları), kalp-damar sistemine ait yakınmalar (göğüs üzerinde
ağrı, kalp atışlarının hızlanması gibi) görülebilmektedir.
Neden önemlidir?
Başka ruhsal hastalıklarla birlikte bulunma oranı yüksektir (saplantı-zorlantı
bozukluğu, depresyon, sosyal fobi, panik bozukluk gibi). Bu hastalıklara
ilerleyen dönemlerde dönüşebilme olasılığı bulunmaktadır. Stresle bağlantılı
başka hastalıklar (gastrit, irritabl kolon, gerilim tipi bas ağrıları gibi)
da bu hastalığa eşlik edebilmektedir. Kişinin endişeleri nedeniyle
çevresindekileri kısıtlaması sonrasında ailesel ve mesleki sorunlar
oluşabilmekte, kişi sosyal ortamlardan uzaklaşabilmekte ve ayrılıklar,
boşanmalar, erişkin-çocuk uyuşmazlıkları oluşabilmektedir. İntihar riski her
zaman akılda tutulmalıdır. Bu depresyon gelişimi ile ilgili olabileceği
gibi, çıkabilecek ailesel sorunlar nedeniyle ve kişinin kendini güçsüz ve
çaresiz hissetmesi ile ilgili olabilmektedir.
Tedavi
En az bir yıl süre ile ilaç tedavisine ek olarak psikoterapi uygulanmalıdır. |