Terleme
Titreme ve ya sarsılma hissi
Boğulma ya da nefes alamama, nefesinin yetmediği hisleri
Tıkanma, soluğun kesilmesi hisleri
Göğüste ağrı veya göğüste bir rahatsızlık hissi
Bulantı ya da karında ağrı ya da karında bir rahatsızlık hissi
Çevreyi olduğundan farklı, sanki gerçek değil gibi hissetme ya da kendini çevredekilerden ayrılmış, olağandışı, farklı bir şekilde algılama hali
Baş dönmesi, dengesizlik, başta sersemlik hissi, bayılma hissi, yere düşecek gibi olma
Kontrolünü kaybetme, delireceğini düşünme seklinde bir korku
O anda, kalp krizi geçireceği ya da öleceği korkusu
Uyuşma, hissizlik, yanma, karıncalanma hisleri
Üşüme, ürperme, soğuk ya da sıcak basmaları, basından aşağı kaynar su dökülmüş veya hamama girmiş gibi olma
Bir panik atak sebepsiz olarak aniden başlayabileceği gibi, belli bazı durum ya da ortamlarla ilişkili de olabilir. Örnek olarak korkulan bir hayvan görme, kalabalık bir ortamda bir faaliyet (konuşma, yemek yeme gibi) bir durumu takiben de başlayabilir.
Panik bozukluğu
Yukarıda belirtilmiş olan panik ataklarının;
beklenmedik zamanlarda ve tekrarlayarak oluşması
atakların tekrarlayacağı yönünde sürekli bir kaygı yaşanması
atağın sonunda olabileceğini düşündüğü olumsuz şeyler (ölmek, delirmek, kalp krizi geçirmek seklinde) ile ilgili endişe duyulması ya da bu ataklarla ilgili olarak bazı davranışlarında değişiklikler yapılması şeklindeki bir rahatsızlıktır.
Panik bozukluğu agorafobili ya da agorafobisiz olabilmektedir. Agorafobi durumunda, kişi yalnız kalmaktan, kaçmanın, o ortamdan uzaklaşmanın kolay olmayacağı ya da her hangi bir rahatsızlık hissetme anında yardım alamayacağı topluma açık yerlerde olmaktan korku duymaktadır.
Bu kişilerde gördüğümüz bazı ortak özellikler arasında, tek başına dışarıya çıkamama ve yanlarına başka bir kişiyi alma, kalabalık caddelerden geçememe, kalabalık mağaza, marketlere girememe, kapalı ortamlar (tünel, köprü ve asansörler gibi) ve kapalı araçlardan (metro, otobüs, uçak gibi) kaçınma sayılabilir. İleri aşamalarda kişiler evlerinden çıkmayı reddedip çevrelerindekileri de kendileri gibi evde tutmaya zorlayabilirler. Sosyal ilişkiler bozulup boşanmalara yol açabilir.
Toplumda hastalığın hayat boyu görülme yaygınlığı %1.5-3 arasında değişmektedir. Kadınlarda erkeklere göre daha sık görülür.
Özellikleri
Hastalığın başlangıç yaşı
değişkenlik göstermektedir. Çocuklarda çok nadir ortaya çıkan
hastalığın ilk ortaya çıkış yılları 18-25 yaş arasıdır. Hastalık
30-40’lı yaşlarda yüzünü ciddi biçimde göstermektedir.
Panik atağın
genetik olup
olmadığı konusunda herhangi bir bulguya rastlanmamıştır.
Panik atak krizi geldiğinde 5-20
dakika sürmekte ve şiddeti hastadan hastaya değişmektedir.
Panik atak hastanın yaşam
kalitesini olumsuz etkileyen bir hastalıktır. Krizler ve ölüm
korkusu gibi nedenlerle hasta evde tek başına kalamamak, tek
başına dışarı çıkamamak gibi olumsuzluklarla karşılaşmaktadır.
Sürekli başına kötü bir şey geleceği ve yabancıların ona yardım
etmeyeceğinden korkan bazı hastalar mesleklerini sosyal
hayatlarını bırakmak zorunda kalabilmektedirler. Hasta bazen
bilinç altında biriktirdiği korkularını sanki gerçekmiş gibi
görebilir. Korkuların ve yaşananların ciddiye alınmaması ise
ailevi ilişkilerin zedelenmesine dahi yol açabilmektedir. İzole
bir hayat yaşayan hastaların durumu ise ağırlaşmaktadır.
Panik atakla panik bozukluk aynı
değildir.
Panik bozukluk kalp krizi
geçireceğini, öleceğini, atakların tekrar olacağını, felç
geçireceğini düşünerek sürekli endişe, korku içinde bulunma
şeklindedir. Başka bir rahatsızlığa bağlı olarak ortaya çıkmaz.
Neden önemli?
Vakaların %40-80’inde majör depresyon dediğimiz tablo hastalığa eklenip durumu ağırlaştırmaktadır. Kişilerin bahsetmemesine karsın intihar riski yüksektir. Hastaların %20-40’inda alkol ve madde bağımlılığı görülmektedir. Kişi ilerleyen dönemde eve bağımlı hale gelebilmekte ya da hastane, eczane gibi yerlere yakın olmayı yeğlemektedir. Hasta bu konuya yakın olmayan doktorları bir dolaşıp gereksiz ya da yanlış tedaviler almaktadır. Çevresi ile iletişimi bozulan kişinin mesleki, sosyal, ailesel işlevselliği azalmaktadır.
Tedavi
İlaç ile birlikte psikoterapi (BDT) uygulanır. İlaç en az 6 ay olmak üzere, doz yavaşça yükseltilmek üzere kullanılmalıdır. Kişiye panik atakları ile ilgili olan yanlış bilgileri ve inançları gösterilir. Vücudundaki yanlış anlayıp, algıladığı ufak hislerin kendini ölüme götürmediği, bunların kısa sureli olduğu belirlenir. Böyle bir şey olduğunda durumu geçirmek için yapacağı şeyler gösterilir.